Kezban teyzesi ve minik meleği Ayşe'den...
6/1/2009 ·
ilk aşımız...
5/1/2009 ·

Merhabalar...
Bugün ilk aşımı vuruldum ben. Annem dayanamadı yanımda kalıp ağlamamı görmeyi. Babam tuttu dizlerimden ama çok acıdı. Bende bastım bağlığı hemenn.. :) sonra tartıldım kocaman bir kız oluyorum ben kilom: 4.610 gr. boyum da 57 cm olmuşş.... İğne beni sarhoş etti bu arada.... Çıkardığım seslerle annemi çok güldürdüm. annemde akşam babama tek tek anlatı babamda kucağına alıp öptü kokladı saatlerce beni.. çok sewiliyorum yaa...
Gelince annemle banyoda suyun içinde oyunlar oynadıkk yıkandım, karnımı doyurdu veee mışıl mışıl daldım uykuya...... Annemde hemen önceden çekmiş olduğu resmimide koyuvermiş bloğa...
HOŞGELDİN DÜNYAYA MİNİK MELEĞİMİZ. (:
3/1/2009 ·

Kızımız Duru Damla;
02 Aralık 2008 sabahı saat 11.00’de, Maya Kadın Doğum Hastanesi’nde bir ameliyat masasında belinden epidurali yemiş, ellerinin üzeri bilumum hortum, katater, iğne dolu; göğsümden aşağısını göremez ama çıplak olduğumu bilir halde, tavandaki ışığa hipnotize olmuş gibi bakarken aklımdan geçenler bunlardı. Ama o masaya bu kadar kolay yatmadım tabii :) Tam bir yeşilçam klasiği idi bizimkisi :)) çok komiktik...Evet, ameliyathaneye gidiyoruz, asansörün kapısı kapanıyor, Onur’la birlikteyiz, o doğuma giremeyecek. Son an karar değiştirdi. Kapıda birbirimize el sallıyoruz, kapılar kapanıyor, film gibi :) Ben içerideyim, o dışarıda, birazdan bebeğimiz gelecek, benim ödüm patlıyor. Başıma ne geleceğini bilmediğim için genel olarak her şeyden ödüm patlıyor.“Artık daha iyi bir insan olacağım, çabuk sinirlenmeyeceğim, ona çok iyi bakacağım. Off, keşke biraz daha süt içseydim, ya yeterli kalsiyumu alamadıysa? Gerçi doktor ‘süt içmene gerek yok, bu kalsiyum hapları yeter’ dedi ama... Ya ağlamazsa doğduğunda? Kaç kilo acaba? Neden midem bulanıyor benim şimdi? Burası hiç de soğuk değilmiş. Ne zaman çıkacak ya!” gibi neler neleeeeeeeeeeeeeeeeeeer...???
Bunlar geçiyor aklımdan evet, anestezi uzmanına soruyorum, “Başladılar mı, ne yapıyorlar?” “Çıkmak üzere, az kaldı” diyor. Biraz daha düşüncelere boğuluyorum, zaman akıyor, hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Hakikaten geçiyormuş gerektiği zaman, yalan değilmiş ve odada bir ses. 3 kez kesik bir çığlık, sonra sürekli ve tiz bir ağlama…Donup kalıyorum. Sanki oraya doğurmaya değil de çay içmeye gitmişim gibi anlam veremiyorum olup bitene. “Doğum saati 11.45 ” diyor bir hemşire. Benim aklım hiç yerinde değil, henüz ağzımdan bir kelime çıkabilmiş de değil. Arka tarafta bir masaya götürüyorlar kuzumu, siliyorlar; ağzını, burnunu temizliyorlar, aşılarını yapıyorlar. “Çok sağlıklı, güle güle büyütün” diyor diğer bir hemşire. Hayatımda o ana kadar daha rahatlatıcı bir cümle duymamış olduğumu fark ediyorum ve çok şaşırıyorum.Örtülere sarmışlar, yanıma getiriyorlar; öpüyorum, kokluyorum, o da yanağımı emmeye çalışıyor, çok gülüyoruz. Yüzü, gözleri şiş; dudakları pespembe, mis kokulu, şahane.
Bu arada Çok çok rahat bir hamlelik geçirdim, karnım 20. haftada ancak çıktı, doğuma giderken bile aşırı büyük değildi. Toplam 8 kilo aldım. 3’lü testi, ayrıntılı ultrasonu sorunsuzdu. Kilosu, boyu, genel gelişimi hep haftasına uygun gitti. Ben hafta bitip doğum zamanına kadar çalıştım, her işimi kendim yaptım; çok hareketli, çok sağlıklı, çok mutlu bir 40 hafta geçirdim.Hatta doğuma girmeden 3-4 gün önce ev değiştirmek zorunda kaldım... :):):)
Kızım çok hareketli bir bebekti; sabaha karşı uyanır, öyle sabaha kadar beklerdim dursa da biraz ben de uyusam diye :) Şimdi düşünüyorum da bir kadının başına bundan daha güzel, daha ilginç bir şey gelemez hayatta, kendi bebeği tarafından tekmelenmekten başka. Duru Damla doğduktan sonra 2-3 gün alışamamıştım karnımdaki hareketsizliğe :)
Seni Çok Sewiyoruz...
Annen ve Baban;
Pınar Onur SORAN.
hayatımız kızımızla dopdolu (:
1/12/2008 ·
Eşimle tanışmamızın üçüncü haftasında bana yaptığı evlilik teklifine, bir an bile düşünmeden “Evet” demiştim. Ne cesaret değil mi? Hayatım boyunca düşünmeden aldığım kararların belki de en doğrusuydu. Çünkü o harika bir hayat arkadaşıydı.Evlenme kararını aldıktan 7 ay sonra evlendik. İlk 2 yıl ikimiz de çocuk istemiyorduk. Ama zamanla, çevremizdeki arkadaşlarımızın çocuklarını gördükçe, artık zamanın geldiğine karar verdik.Ve 01 Mart gecesi, eşimden habersiz yaptığım testle şüphelerin içine girdim. umutlu olmadığım halde :) Çünkü hemen hamile kalabileceğimi zannetmiyordum. Testi banyoda yaparken, eşim de içerde herşeyden habersiz oturuyordu çünkü gerçekten olumlu netice verirse sürpriz yapacaktım. Yaptım ve gözlerime inanamadım! Çift çizgi çıkmıştı ama belirsizdi. desem demesem derken 1 kaç gün geçti hastaneden kan testi yaptırdım doktorunda dediği olumlu ama 1 hafta bekleyelim tekrar yapalım değerler yükselirse müjdeleyelim babaya dedi içim içime sığmıyor ama paylaşamıyordum. 1 haftanın ardından tekrar gittim kan verdim saatler geçmek bitmek bilmezken sonuçlar verilmeye başladı hemen sonucumu alarak doktora gittim değerler fırlamıştı anne adayıydım artık. Hemen babamıza mesaj attım iş için şehir dışındaydı. '' baba ben geldim artık '' yazdım sadece aklıma gelen tek şey buydu. Şaşkınlığından ilk fırsatta aradı ve sordu ne demek bu aşkım anlamadım. Baba oldun dedim. sustu na na na na na nasıl dedi. Hadi işlerini bitir ve akşam bir an önce dön dedim.
Hemencecik döndü. Ertesi gün özel hastanede kontrole girdim emin olmalıydı babamız. doktorun da kesin konuşmasıyla baba olduğunu anlamış annelere, babalara hemen müjde verdi ve ağlamaya başladı kıyamam ona. 4. ayımızda dünya güzeli bir kızımız olacağını öğrenmiştik. Eşimle gönlümüzden geçen kabul olmuştu. Doktorum hamileliğimin son dönemlerindeki ultrason görüntülerinde “Pınarcığım, kızın aynı sana benzeyecek” dediğinde gülmüştüm. Canım kızım seni o kadar çok seviyoruz ki, bize öyle güzel anlar yaşattın ve yaşatıyorsun ki bebeğim, seni sevmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz…
Doktorumuz doğum için 02 Aralık’a gün verdi. ve ben 01 Aralık gecesi benim için unutulmaz bir geceydi. Karmakarışık duygular içinde uykuya dalacağım… veeee yarın sabah ameliyat için yaşayacaklarım anlatılmaz duygular olacakkk .... farkındayımmm....
Canım Kızım Duru'ma :)))
1/12/2008 ·

Bilmiyorum konuşmaya nerden başlasam, paylaşacak o kadar çok şey var ki.Yüreğimden yüreğine sana sesleniyorum bebeğim, seninle konuşuyorum…Bugün sana olan sevgimin bedenimi nasıl sardığını hissettim, Sevgimi aldım avuçlarımın arasına, hayranlıkla bakıyorum… Cümlelerimi kısıtladım, kelimelerim yetersiz, gülüşlerim sende saklı… Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de,
Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkânsız olan her rüyaya inanasım geliyor nedense. Bir çocuk gibi bekliyorum seni. Bende olan seni bekliyorum bebeğim… Sendeki beni de anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. Üşüyorum anlamsızca, ısınabilmek için seni düşlüyorum… Hayatımın ortasında bir güneş gibi doğup ısıttın yüreğimi, düşlüyorum…Düşündüğümde seni ağlıyorum, Fakat bu sefer sevinç gözyaşları, gözlerimden süzülen her bir damla… Sevdiğim ne çok şarkı varmış, seninle anladım. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, Gecede, gündüzde, uykumda. Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi… Yüreğimdeki melekler seninle olsun bebeğim, Kalbindeki güzellikleri getir evimize, Yüreğimdeki gülleri sıkı tut gelirken, düşürme… Babanla ben kalbimizi frenlerken, geç kalmadan gel…
Biz mutlu bir aileyiz ve hep öyle kalabilmek dileğimiz.
Canım kızım Duru'm iyi ki varsın…
« Önceki ::
